23 Nisan 2014. Neşe buldum.

19 Nisan 2014. Hayatımın en huzurlu günlerinden biri.

Geç kalmayı umursamadan otobüsüme yürüdüm sabah. Karşıma çıkan köpeğin başını okşadım. Öyle çok sevindi ki üstüme zıpladı. Sabah vapurundan inenlerin neşesi olduk resmen. İşe gittim. Uzun zamandır almak istediğim ama ertelediğim gömleği almaya karar verdim. Aldım. Metroya binip Taksim’e geldim. Kendimi ödüllendirmek için bi kahve alıp Gezi Parkı’na geldim. Avcunu açan Suriyeli bir kızın avucuna minicik bir para koyabildim.Gidip Biskrem aldı. Yanındaki arkadaşıyla paylaşırken gözlerimin içine baktı. Ergüvan ağacının altına oturdum şimdi. Kitabımı okurken, işten çıkıp yanıma gelecek sevgilimi bekliyorum. Günün huzuru.

Geç kalmayı umursamadan otobüsüme yürüdüm sabah. Karşıma çıkan köpeğin başını okşadım. Öyle çok sevindi ki üstüme zıpladı. Sabah vapurundan inenlerin neşesi olduk resmen. İşe gittim. Uzun zamandır almak istediğim ama ertelediğim gömleği almaya karar verdim. Aldım. Metroya binip Taksim’e geldim. Kendimi ödüllendirmek için bi kahve alıp Gezi Parkı’na geldim. Avcunu açan Suriyeli bir kızın avucuna minicik bir para koyabildim.Gidip Biskrem aldı. Yanındaki arkadaşıyla paylaşırken gözlerimin içine baktı. Ergüvan ağacının altına oturdum şimdi. Kitabımı okurken, işten çıkıp yanıma gelecek sevgilimi bekliyorum. Günün huzuru.

Bitmesin istediğimiz haftasonları.

Bitmesin istediğimiz haftasonları.

(Kaynak: adatanyeli)

Yogada ikinci günüm bitti.Yüzümde kocaman bir gülümseme ile eve dönüyorum.Daha az şikayet etmeye çalışıp, daha çok şükrediyorum. Yeme alışkanlıklarımı değiştirdim. Az keşke, çok iyi ki.

Yogada ikinci günüm bitti.Yüzümde kocaman bir gülümseme ile eve dönüyorum.Daha az şikayet etmeye çalışıp, daha çok şükrediyorum. Yeme alışkanlıklarımı değiştirdim. Az keşke, çok iyi ki.

Yeni kararların ilk pazartesinde yogaya yazıldım.

Yeni kararlarla başlayan bir pazartesi beni bekliyor. Kocaman bir nefesle uyanıp, tüm bu kararları uygulamaya geçireceğim.

Yeni kararlarla başlayan bir pazartesi beni bekliyor. Kocaman bir nefesle uyanıp, tüm bu kararları uygulamaya geçireceğim.

Geçtiğimiz hafta bir sonucu beklemekle geçti. Dilerim hiçbiriniz ve biz bir daha o süreci yaşamak zorunda kalmayız. Hayatta dert edilecek çok fazla şey var, biliyorum. Ama var olanlara sarılmak ve şükretmek bunların hepsinden daha büyük ve değerli. Ne olur küçücük şeyleri dert etmeyin kendinize. Sizi mutsuz ediyorsa bir hafta gazete okumayın örneğin. Twittera girip kendinizi mutsuz edecek şeyleri okumayın. Kendinize izin verin mutlu olmak ve huzur bulmak için. Hiçbir şey sizden ve sevdiklerinizin sağlığından önemli değil, inanın bana.

(69 kez oynatım)

Yoldayım. Gitmem gereken bir yere gidiyorum. O sırada kulağımda Livaneli ‘‘Savrulan yapraklar gibi akıp giden günlerimiz. Cenaze törenlerinde sessiz, sitemsiz.’’ diyor. Dur diyorum kendime. Dur şimdi ağlama. Baksana insanlara, herkes devam ediyor hayatına. Berkin gitti. Ali de gitmişti. Ceylan annesinin kollarında paramparça gitti. Uğur yaşından büyük kurşunlarla gitti. Roboski’de annesinin gözbebeği Erkan gitti. Unutmadık dedik. Unutmayacağız dedik. Ama unuttuk. ‘‘Şurdan bir kişi uzatır mısınız?’’ derken, uzun zamandır izlemek istediğimiz bir filme bilet alıp sevinçle koltuğumuzu bulmaya çalışırken unuttuk. İndirimleri takip ederken, sevdiğimiz müzikleri indirirken, birine hediye alırken unuttuk. Siz gittiniz. Biz yaşamaya, nefes almaya, en önemlisi de büyümeye devam ettik. Çocukluğunuzu yaşamanıza izin vermeyenlerle birlikte hem de.

 

Mezarlarındaki misketleri bile açıklamak zorunda kaldığımız tüm kara gözlü çocuklar, siz gittiniz. Biz büyüdük. Ve kirlendi dünya. Affedin.